cuneyt-ulsever-agir-konustu

Cüneyt Ülsever ağır konuştu

Yeni Ulus Gazetesi’nden Murat Kantekin’e konuşan Cüneyt Ülsever "Tayyip Erdoğan'a hakkımı helal etmeyeceğim" dedi.

Demokrat Parti'den Karşıyaka tepkisi

Benzer Haber Başlıkları

Son Güncelleme: 04 Kasım 2012, Pazar
Haber 101 kez görüntülendi.

Son dönem AKP’ye sert eleştirileri ile dikkat çeken Ülsever “28 Şubat döneminde mağrur olan asker ve onun şakşakçılarıydı, mağdur olan da rahmetli Erbakan ve arkadaşlarıydı. Onları savundum, şimdi başkaları mağdur onları savunuyorum. Ama hiçbir zaman Necmettin Erbakan ve arkadaşlarının görüşlerini benimsemedim, haksızlığa uğradıklarında haklarını savundum. Yoksa, 2002'de AKP'den milletvekili olma teklifi bile aldım ama reddettim” diye konuştu.

Liberal dünya görüşlerinde bir değişiklik olmadığını söyleyen Ülsever “bugün AKP'nin yanında olan bir kişi kendisine ‘liberalim’ diyorsa yalan söylüyordur. Çünkü 2004-2005'ten itibaren ama yoğunlukla 2007'den beri AKP'nin politikalarını destekleyen bir kişinin liberal olması mümkün değildir. Türkiye, 28 Şubat döneminde askeri vesayet altındaydı. Askeri vesayet tam giderken yerine sivil vesayet geldi. Belirtmekte fayda görüyorum; 'sivil vesayet' sözünün Türkiye'deki fikir babası da benim. Benim derdim önündeki sıfatla değil, vesayetin kendisiyle. Bugün üzülerek görüyorum ki, AKP'nin politikalarını destekleyen bazı arkadaşlara (liberal) deniliyor” ifadelerini kullandı. Ülsever röportajında aynı konu üzerine şunları söyledi: “Bir kişi (Hem liberalim hem de AKP'liyim) diyorsa ya liberalizmi bilmiyordur, ya okuduğunu anlayamayacak kadar eblehtir ya da bir menfaat kapısı ona çok cazip geldiği için menfaat uğruna görüşlerini, kişiliğini, haysiyetini satmaktadır.”

Ülsever AKP’nin din eksenli siyaseti ile politikaları arasındaki çelişkiyi ise şöyle işaret etti: “Çok gariptir; din, vicdanı savunma iddiasındaki bir kurum olmasına karşın bugün dindarlık kisvesi altında olanlar, AKP, Türkiye Cumhuriyeti'nin gelmiş geçmiş en vicdansız hükümetidir.”

Ülsever 28 Şubat döneminde İslamcı medyadaki cesur sözleri ile bugün Yurt gazetesi ve Odatv gibi medya organlarındaki cesur sözlerinin farkını şöyle anlattı:

“Şöyle bir fark var: 28 Şubat'ta, benim gibi birkaç kişi hariç, askeri vesayete karşı olanlar bunu söyleyemiyorlardı. Ama şimdi gerek Soner Yalçın ve odatv sitesindeki arkadaşlar, gerekse de Yurt Gazetesindeki arkadaşlar benden beterini söylüyor ve yazıyorlar. Fikirlerini ifade edebilmek için bana ihtiyaçları yok. Dolayısıyla burada herhangi bir 'kullanılma' söz konusu değildi. Fakat 28 Şubat döneminde Kanal 7 ve Samanyolu'nun bana ihtiyaçları vardı. Çünkü kendileri konuşamıyordu, korkuyorlardı. Kayıtlar ortada; açılsın bakılsın. Hatta Erbakan'a 'istifa' baskısı bile yaptılar. Gazete küpürleri ortalıkta dolaşıyor. Onlar, sütre arkasına yatmış, benim gibi birkaç kişiyi kullanıyorlardı. Ben ne 28 Şubat'ta Kanal 7, Samanyolu gibi kanallarla ne de bugün Odatv, Yurt Gazetesi gibi yayın organları ile aynı siyasi fikri savunmadım. Sadece mağdurun yanında oldum. Ortada bir diktatör varsa, ona karşı ortak mücadele edilmesinde bir sakınca yoktur. Bir gün Türkiye'de demokrasi yeniden yaşama geçerse herkes kendi yoluna gider.”

HARAM EDİYORUM DİYECEĞİM

Ülsever, Türkiye’nin son dönem davalarına liberallerin tavrına ilişkin şunları söyledi: “Silivri'de yaşananlara, 29 Ekim'de Ankara Ulus'ta yaşananlara ses çıkarmayan, hatta (Zamanında bize de yaptılar. Ohh olsun!) diyenler veya Soner Yalçın'ın tutuklanmasına (Savcının bir bildiği vardır) diyen Cengiz Çandar gibiler liberal olduğunu, özgürlükçü olduğunu söyleyebilir ama buna insanların inanması mümkün değildir. Herkes bu işte bir tutarsızlık olduğunu görüyor. Zamanında Emin Çölaşan, içlerine beni de katarak birçok kişi için 'liboş' demişti. Liboş, şahsi çıkarı için, hatta çok küçük çıkar için kişiliğini satan kişidir. Allah'a şükür ben çıkar için hiç bir şey satmadım ama bu isimlerin bir çoğunun 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta askere selam çaktığını da iyi biliyoruz. Mesela Nazlı Ilıcak, 12 Eylül'de askere destek vermesi hakkında (Gazetemi korumak için öyle yazdım) diyor. Madem öyle, yazmasaydın. Hakkında ayet yok. 12 Mart'ta Deniz Gezmişlerin idamı için (Milli iradenin tecellisidir) diye yazan bir insanın özgürlükçü olması, liberal olması mümkün değildir. Nazlı Ilcak'ı, Cengiz Çandar'ı, Mehmet Altan'ı, Mehmet Barlas'ı milletin ciddiye alması mümkün değildir. Kaldı ki AKP'liler de bu bahsi geçen isimleri ciddiye almıyor. Sadece kullanıyorlar. Zamanında ben onlara destek verirken beni de kullandılar.”

Ülsever siyasi duruşunu ve tutumunu şöyle anlattı: “Allah göstermesin, yarın asker kalkıp Recep Tayyip Erdoğan'ı tutuklasa ilk direnenlerden, karşı çıkanlardan biri olurum. Bunun en bariz göstergesi de 28 Şubat sürecinde kendilerini savunmamdır. Şunu da belirtmek istiyorum: ben de, Recep Tayyip Erdoğan da Allah'a inanıyoruz. Öbür dünyada bana (Recep Tayyip Erdoğan'a hakkını helal ediyor musun?) dediklerinde (Haram ediyorum!) diyeceğim. Çünkü Allah'ın huzurunda hiç kimsenin hiçbir yetkisi yok. Herkes eşit. Ama tekrarlıyorum; Necdet Özel bir rüya görüp yarın Tayyip Erdoğan'ı tutuklamak istese karşı çıkar, hakkını savunurum.”

Etiketler : erdoğan  akp  cüneyt ülsever 

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetedenge.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapylmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Sporda Öne Çıkanlar

Teknoloji Haberleri