sakiktan-sok-suclamalar

Sakık'tan şok suçlamalar!

”Ergenekon” davasında tanık olarak dinlenilen PKK itirafçısı Şemdin Sakık, terör örgütü PKK’ya katılması, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a ziyareti ve Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Sakık Taraf gazetesini de sert bir dille eleştirdi

Demokrat Parti'den Karşıyaka tepkisi

Benzer Haber Başlıkları

  • İNSAN ANCAK HAKLARIYLA İNSAN OLABİLİR

    İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin kabul edilişinin 70. yıl dönümünde Buca Belediyesi ve Buca Kent Konseyi, önemli bir etkinliğe imza attı. Buca Belediyesi girişinde kurulan stantta gün boyunca vatandaşlara temel haklarını ve erişim yollarını anlatan broşürler dağıtılarak bilgilendirme yapıldı. Ardından ayrımcılık, toplumsal cinsiyet, mülteci olmak, barış ve çocuk hakları konularındaki kısa film seçkisinin gösterimi yapıldı. Buca Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Oral Dünyaoğulları , “İnsan ancak haklarıyla insan olabilir. İnsan hakları bir gün değil tüm yıl boyunca kutlanmalı” dedi.

  • Okullarda devrim niteliğinde karar!

    Anne babalar dikkat! Bu haber içinizi rahatlatacak...

  • Valilikten Kurban Bayramı Önlemleri

    İzmir Valiliği 25-28 Ekim 2012 tarihleri arasında kutlayacağımız Kurban Bayramı nedeniyle bir dizi önlem aldı.

  • Silivri'de tarihi gün!

    CHP, İşçi Partisi, Türkiye Gençlik Birliği ve Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerinin de aralarında bulunduğu kalabalık bir grup, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü açıklaması beklenen ''Ergenekon'' davası sanıklarına destek vermek üzere Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi önünde bir araya geldi.

  • ARSLAN: “PARTİM İSTERSE ADAYIM”

    Ak Parti Buca İlçe Başkanı Mustafa Arslan Gazete Denge ile yaptığı özel röportajda Genel Seçimi değerlendi ve Yerel Seçimler hakkında da önemli açıklamalarda bulundu. Buca genelinde Ak Partinin oy oranlarını koruduğunu belirten Arslan, başarılı bir seçim dönemi geçirdiklerini ifade etti. Belediyecilik alanında yapığı çalışmalarla ve verdiği hizmetlerle kendini ispatlamış bir Ak Parti olduğunun altını çizen Başkan Mustafa Arslan, yaklaşan 2019 Yerel Seçimlerde Buca halkının Buca’yı ideolojik düşünce ve siyasete kurban etmemeli ve kendilerine en iyi hizmet sunacak adaya oy vermelidir dedi.

Son Güncelleme: 06 Kasım 2012, Salı
Haber 161 kez görüntülendi.

Taraf Gazetesi’ni de eleştiren Sakık, ”Taraf Gazetesi’nin, örgüt bülteni mi yoksa ulusal bir gazete mi o olduğu anlaşılmamaktadır. Öcalan’ın her sözü manşetten veriliyor. 2007’den günümüze kadar süren şiddette her kişinin isminin
altında Taraf Gazetesi vardır” diye konuştu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada dinlenilen, ”devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemler yapmak” suçundan hükümlü Sakık’a Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, ”Yalçın Küçük ve Doğu Perinçek hakkında beyanlarda bulunmuşsunuz. PKK içinde yıllarca bulunduğunuzu söylemişsiniz. PKK ne zaman, nasıl kuruldu, dosyamız sanıklarıyla ilgisi bulunan var mı, PKK’ya nasıl girdiniz anlatır mısınız?” diye sordu.

Sakık da 1979’da terör örgütüne sempati duyduğunu, 12 Eylül darbesinden sonra kendi başına dağa çıkmak zorunda kaldığını belirterek, şunları söyledi:

”Yurt dışına çıkmam nedeniyle PKK’ya bizzat katıldım. 1978’deki kuruluşunu, sonradan aldığım eğitim neticesinde öğrendim. O sürece ilişkin bildiklerim PKK’nın bize öğrettikleriyle sınırlıdır. Doğruluğu konusunda kuşkularım vardır. Hem Abdulah Öcalan kendisi ifade etmiştir. Ancak yapılanları, gelişmeleri değerlendirdiğimde, Öcalan’ın kullandığı ifadeler, sarf ettiği sözler değerlendirildiğinde özgücüne dayanmadığını, gerçek bir Kürt hareketi olarak ortaya çıkmadığını örgütten ayrıldıktan yıllar sonra daha iyi anladım.”

Bekaa Vadisi’nde tanık olduklarının, sonraki süreçte yaşanan bazı konuların aydınlatılmasında ”mahkemeye yarayabileceğini umduğunu” ifade eden Sakık, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in PKK ile ”daha doğrusu
Abdullah Öcalan” ile olan ilişkilerinden sonra, Perinçek’in çekilmesi üzerine Yalçın Küçük ile ilişkilerinin geliştirildiğini anlattı.

Perinçek’in ”gazeteci kimliği ile geldim” dediğini bildiren Sakık, Perinçek’in Bekaa’yı ziyaretinde ortaya çıkanların dikkati çekici olduğunu vurguladı.

Şemdin Sakık, şöyle devam etti:

”İnsanlarla tokalaşmayı bile otoritesine bir leke olarak gören Öcalan’ın Doğu Perinçek ile öpüşmesi, günlerce baş başa bir odada görüşmesi, sonra onu kitaplaştırıp, yayınlaması gibi bir çalışma oldu. Barış elçisi olarak, kardeşlik elçisi olarak geldiğini söyledi. O güne kadar pos bıyığı, sesi, ifadeleriyle köylü görümünü ile tanınıyor olmasına rağmen Doğu Periçek ile yayınlanan fotoğrafları sayesinde, elinde çiçek, yüzünde gülücük hoş bir önder kişilik olarak kamuoyuna yansıtıldı. Öcalan, bir lider imajıyla sunularak kabul ettirilmeye çalışıldı.”

Örgütten ayrılma süreci

Örgütten ayrılmak istediğini, ayrılmanın da ya öldürülme ya da kaçmakla olduğunu belirten Sakık, ”Beni öldürmek istediler. Kaçıp cezaevine girdim. Bir tane bile örgütçü yakalatmadım” dedi.

Dava sanıklarından Yalçın Küçük’ün kendisine önceden ”kahraman”, şimdi ise ”hain” dediğini ifade eden Sakık, ”Bir insan 2 gün önce kahraman, sonra nasıl hain olur. Bu insanın yaptığı birşey olmalı. O zaman, silahlı mücadeleyi üst noktaya götürmekti. Silahlı mücadelenin devam etmesini istediği için Abdullah Öcalan’a her zaman kardeşim dedi. Bu yaklaşım halen de devam ediyor” dedi.

Taraf Gazetesi’ni de eleştiren Sakık, ”Taraf Gazetesi’nin, örgüt bülteni mi yoksa ulusal bir gazete mi o olduğu anlaşılmamaktadır. Öcalan’ın her sözü manşetten veriliyor. 2007’den günümüze kadar süren şiddette her kişinin isminin
altında Taraf Gazetesi vardır” diye konuştu.

Şemdin Sakık, cezaevlerindeki açlık grevlerini de tahlil ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:

”Açlık grevlerinin ölüm grevlerine dönüşebileceğini söyledim. PKK şiddetinin bir boyutunu da böyle algılamamız gerekiyor. Elbette inkar edilen hakların bunda rolü var. Ben çıkışıyla ilgili değil, gelişimiyle ilgiliyim. Bu günlere getirilmesinde dış güçlerin, Amerika, komşu ülkeler hep vardı. Bunların rolü kadar solcu geçinen, liberal solcu etiketi takanlar, Altan’lar buna girer. Bunların hepsinin bir biçimde bu şiddetin sürmesinde katkısı vardır. Bunlar benim yorumun değildir.”

"Öcalan 12 Eylül darbesinden haberdar olduğu için ülkeyi terk etti"

Şemdin Sakık’ın, “Abdullah Öcalan liderliğindeki PKK örgütünün 1980 ihtilali öncesinde Türkiye’yi terk etmesinin nedeni; kendi ifadelerinde de yer aldığı gibi darbenin olacağından haberdar olmasıdır. Ben de sempatizanı olduğum örgüte Bekaa Vadisi’nde katıldım. Örgütün ilk yayınlarında ‘Maraş katliamı üzerine’ başlıklı broşürde de 12 Eylül darbesinin olacağı yazılmıştı. Örgüt ve lideri, bu darbeyi önceden haber aldıkları için en etkin önlem olarak yurt dışına gitmeyi kararlaştırmışlardı.” ifadeleri dikkat çekti.

Bahtiyar Aydın cinayeti

Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın ölümüyle ilgili açıklamalarda bulunan Sakık, şunları anlattı:

”1993’te Mumcu cinayetiyle başlayan Bahtiyar Aydın cinayetiyle son bulan, 1994’e de yansıyan cinayetleri ve Türkiye’de yönetimin değiştiğini dile getirmiştim. Bu cinayetlerin bir sahibi olması gerekir. Bahtiyar Aydın cinayetini örgütün üzerine attılar. Lice’de helikopterden iner inmez vuruldu. O zaman Lice yakınlarındaydım. Etrafımız kuşatılmıştı. Adeta bitiş seviyesindeydik. Telsizler vardı. Askerin telsizleri de vardı. Birbirimizi dinler ona göre hareketlerimizi planlardık. Bir anda telsizden ’paşa vuruldu’ diye bir anons geçti. Telsizden
Lice’deki dağlık grubu aradım. Yapmadıklarını söylediler. Askerin telsizine girerek bizim ilgimizin olmadığını söyledim. Bir tuğgenerali vursak bunu dünyaya yayınlarız. ’Örgütün burada herhangi bir rolü yoktur’, dedim. Bu olay üzerine operasyonu sona erdirdiler. Bunun sayesinde ben o zaman kurtuldum. Olay üzerime yıkıldı. Direkt olarak ben sorumlu tutuldum. Bu olay aydınlatılmadı. Birileri cinayet işliyor, birileri de azabını yaşıyor. Paşayı devletin içinde bir ekip vurdu. Şüphem yok. Paşayı devlet vurdu. Hatta duyduğuma göre vuran asker de öldürüldü. Lice’de çatışma süsü verdiler. Paşa’da helikopterine atlayıp gitmek zorunda kaldı. Derin devlet vardır. Kimi ’Ergenekon’, kimi ’derin devlet’ dedi. Bence ayrımı yok. Öteden beri sol çevreler bütün hayallerini ordu üzerinde kuruyorlar.”

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetedenge.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapylmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Sporda Öne Çıkanlar

Teknoloji Haberleri