kocaoglu-degisim-tehdit-degil-firsattir

KOCAOĞLU: 'DEĞİŞİM, TEHDİT DEĞİL FIRSATTIR'

Cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçiminin ardından yaptığı açıklamayla parti üst yönetiminde 'değişim' talebinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu, tartışılan açıklamasının ardından yeni değerlendirmede bulundu.

Demokrat Parti'den Karşıyaka tepkisi

Benzer Haber Başlıkları

  • Girişimcilik Eğitimi Başvuruları Başladı

    Kemalpaşa Belediyesi ile KOSGEB işbirliğinde düzenlenecek olan Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerinin 4.sü için Kemalpaşa Belediye meclis salonunda protokol imzalandı.

  • Bayraklı bölgesinde su kesintisi

    İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada;

  • Buca'yı Birlikte Yönetelim

    Buca Belediyesi, Kaynaklar’da bulunan ilçenin simgelerinden Gölet’in yeni halini halka danışmak üzere harekete geçti. İlçenin dört bir tarafı bilbordlarla donatılırken yaz aylarında hizmete açılacak Gölet’in yeni haline gelecek fikirler doğrultusunda karar verilecek.

  • Tartan’dan kurslara çat kapı

    Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi kursiyerlerine Başkan Tartan’dan sürpriz ziyaret

  • Canlar Konak’ta buluştu

    Konak Belediyesi’nin düzenlediği “Konak Can Dost Meclisi Toplanıyor” etkinliğinde medeniyetler buluşması yaşandı.

Son Güncelleme: 11 Temmuz 2018, Çarşamba
Haber 97 kez görüntülendi.

Kocaoğlu, yazılı açıklama yaparak, "Değişim, tehdit değil; fırsat olarak görülmeli. Bizim problemimiz, kişiler değil; yönetim biçimidir, ilkelerdir. Sürekli başkalarıyla hesaplaşmak yerine biraz da kendimizle hesaplaşmayı bilmeliyiz" dedi.

 ''DEĞİŞİM, YAŞAMIN VAZGEÇİLMEZ BİR KURALIDIR'' İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, 24 Haziran seçimlerinin ardından CHP'de başlayan 'olağanüstü kurultay' tartışmaları için geçen hafta yaptığı açıklamayla görüşlerini paylaştı. Açıklamasında 'acil değişim' vurgusu yapan Başkan Kocaoğlu, günler sonra yeni değerlendirmede bulundu. Kocaoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti: "9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren ülkemizde rejim değişmiş, parlamenter sistem yerine otoriter bir yönetim modeli yürürlüğe girmiştir. Bu durum, demokrasiye gönül veren insanlarımızı derin bir endişeye düşürmektedir.

 . Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) mutlak önceliği, bu otoriter yönetim modeline karşı demokratik ve güçlü mücadele yöntemlerini geliştirmek olmalıdır. Tarihi birikimi ve sorumluluğu ile ülkemizdeki bu sancılı dönüşümde model üretebilecek, çözüm olabilecek tek kurum CHP'dir. Tüm çekişme ve hesaplar bir kenara bırakılarak, bu vizyonla yola çıkılmalıdır. Kısır, sadece kişilerin ya da grupların iktidarının amaçlandığı parti içi mücadele ve çekişmeyle bir yere varılamadığı defalarca görülmüştür. Uzun vadeli değil günübirlik kararlar alarak, ısrarla aynı yol ve yöntemleri uygulayarak farklı ve başarılı bir sonuç beklemek, gerçekçi olmaktan çok uzaktır. Değişim, yaşamın vazgeçilmez bir kuralıdır." 

 ''PROBLEM KİŞİLER DEĞİL YÖNETİM BİÇİMİDİR'' Kocaoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Toplumun ve partimize gönül verenlerin samimi talebi, aklın ve bilimin rehberliğinde kendini yenileyen, liyakat esasına dayalı dirayetli kadrolar kurarak ülkenin her bakımdan kalkınmasını ve gelişmesini sağlayacak sağlam bir yol haritası belirleyen, bu doğrultuda projeler üreten, kararlar alan ve bunları güçlü, kararlı ve anlaşılır bir biçimde cesaretle gündeme getiren bir CHP'dir. Bunlar gerçekleştirilmeden umut olmak ve iktidara gelmek asla mümkün değildir. Dolayısıyla bizim problemimiz kişiler değil yönetim biçimidir, ilkelerdir. Bizim problemimiz, iktidara kimlerle değil nasıl ve hangi yöntemlerle yürüyeceğimizdir. Ve birilerinin bir şeyleri kazanmasının çok ötesinde, bu otoriter rejim karşısında güçlü şekilde ayakta kalıp onu yenebilecek bir pozisyon üretip üretememektir asıl problem."  ''KENDİMİZLE HESAPLAŞMAYI BİLMELİYİZ'' CHP'nin, siyaseti, maddi veya manevi çıkar için yapan ve 'adamcılık- alt kimlik' üzerinden yürütenlerle değil; ülke ve millet çıkarıyla eş değer görenlerle yükseleceğini belirten Kocaoğlu, şunları kaydetti: ''Ben seni seçeyim, sen de beni' mantığıyla yürüyen parti içi politikalarla bu kısır döngüden çıkabilmemiz asla mümkün değildir.

Başarısı dünya ölçeğinde kanıtlanmış, siyasi görüşü ve yaşam felsefesi partimize uyan gençler, hepimiz için yeni umuttur. CHP yöneticileri, bu gençleri partimize davet etmekten ve yeniden yapılanma sürecinde etkin rol almalarını sağlamaktan çekinmemelidir. 2007 yılından bu yana sayın genel başkanlarımız ve parti yöneticilerimiz nezdinde, bıkmadan ve usanmadan dile getirdiğim gibi, güçlü bir 'parti mutfağı' acilen kurularak çalışmaya başlamalıdır. Çünkü ülke koşulları her geçen gün biraz daha zorlaşmaktadır. 'Biz başarılıyız, onlar başarısız' demekle doğrulara ulaşamayız. Sürekli başkalarıyla hesaplaşmak yerine, biraz da kendimizle hesaplaşmayı bilmeliyiz. Yıllardır genelde iktidar olamayan partimiz, yerel yönetimlerde azımsanamayacak kadar önemli başarılar elde etmiştir. Bu kentlerdeki oy oranlarımız bizi doğrulamaktadır. Ama ne yazık ki, yerel yönetimlerimiz CHP Genel Merkezi tarafından yeterince dikkate alınmamakta ve deneyimlerinden etkin biçimde yararlanılmamaktadır. Bu, incelenmeye değer ayrı bir sorundur." 

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetedenge.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapylmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Sporda Öne Çıkanlar

Teknoloji Haberleri