yuksek-faturadan-kurtulmak-icin-bunlara-dikkat-edin

Yüksek faturadan kurtulmak için bunlara dikkat edin!

Enerji Verimliliği Derneği Başkanı Murat Kalsın, verimlilik konusunda bilinci artırmanın enerji kaynaklarının kullanımı açısından önemli olduğunu belirterek, "Sadece kış döneminde yalıtımı yapılan ve ısı ölçüm cihazı kullanılan evlerde 5 yılda daire başına 2500 liranın üzerinde tasarruf sağlanabilir." dedi. Kalsın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, verimliliğin hayat konforundan taviz vermeden enerjiyi en doğru şekilde kullanmak anlamına geldiğini söyleyerek, Türkiye gibi orta iklim kuşağındaki bir ülkede konutlarda enerji tüketim dağılımının, ısınmada yüzde 55, su ısıtmada yüzde 19, beslenmede yüzde 4, aydınlatmada yüzde 3 ve ev aletlerinde yüzde 19 olarak belirlendiğini aktardı. Enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma seferberliği kapsamında enerji verimlilik bilincini tüm topluma kazandırmanın önemli olduğuna işaret eden Kalsın, binalardaki ısı kayıplarının yüzde 40’ının dış duvarlarından kaynaklandığını belirtti. Kalsın, ısı kayıplarının yüzde 30’unun pencerelerden, yüzde 17’sinin kapı ve hava girişlerinden, yüzde 7’sinin çatıdan ve yüzde 6’sının taban döşemelerinden kaynaklandığını ifade ederek, "Dolayısıyla yapılacak sağlıklı bir yalıtımla ciddi oranda tasarruf etmek ve aile bütçesini rahatlatmak mümkün. Araştırmalar gösteriyor ki binalarda enerji kaybının yarısından fazlası ısınmadan kaynaklanıyor. Yalıtımı olmayan bir binada alınacak önlemler ısı kayıplarını engeller ancak yeterli sonucu vermez." diye konuştu. "ISI ÖLÇÜM CİHAZI TASARRUFA KATKI SAĞLIYOR" Kalsın, yalıtımı yapılan ve ısı ölçüm cihazı kullanılan evlerde tasarrufun daha kolay ve ölçülebilir olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Sadece kış döneminde yalıtımı yapılan ve ısı ölçüm cihazı kullanılan evlerde 5 yılda daire başına 2500 liranın üzerinde tasarruf sağlanabilir. Bu durumda sağlanacak tasarruf, 5 yılda kümülatif 3,28 milyar lira olarak öngörülüyor. 5-6 milyon adet konutun yalıtımı tamamlandığında ise yıllık 3 milyar metreküp doğal gaz tasarrufu, yani 1 milyar dolarlık gaz ithalatının azaltımı sağlanabilir. Binalarda çeşitli nedenlerle yalıtım yaptırılamıyorsa, enerji kayıplarını aza indirmenin çeşitli yolları var. Bunların başında bölgesel yalıtım geliyor. Radyatör arkası ve pencerelerden kaynaklanan kayıpları önlemek için radyatörlerin arkalarında alüminyum folyo kaplı ısı yalıtım levhaları kullanılabilir. Kapı ve pencereler de sünger ya da benzer malzemeler kullanılarak ısı kaybını önleyecek bir standarda getirilebilir." Kalsın'a göre, ev ve iş yerlerinde yüksek faturalardan kurtulabilmek için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlar: - Isıtma döneminde konutun iç sıcaklığının en fazla 22 santigrat derece, soğutma periyodunda ise en az 24 santigrat derecede olmasına özen gösterilmesi gerekiyor. Yaz aylarında ortam sıcaklığı 30 santigrat derecenin altındaysa soğutma sistemlerini çalıştırmaya gerek olmadığı da unutulmamalı. - En basit yöntemlerden biri de kullanılmayan ışıkların kapatılması ve kullanılmayan cihazların fişlerinin prizden çekilerek kapatılması. Diğer yandan tasarruflu ampullerin tercih edilmesiyle hem daha az enerji tüketilir hem de daha sağlıklı bir aydınlatma sağlanır. - Araştırmalara göre 75 watt değerinde akkor flamanlı ampuller yerine, 15 watt tasarruflu ampuller kullanıldığında aynı aydınlatma için yüzde 80 daha az enerji harcanır. - Beyaz eşyalarda enerji tasarrufu sağlayan A sınıfı ürünler tercih edilmeli. Piyasaya ilk çıktığı dönemlerde diğerlerine göre daha pahalı olan bu ürünler, artık çok daha uygun fiyata satılıyor ve diğer cihazlara oranla yüzde 45 oranında daha az enerji tüketiyor. - Buzdolabını mutfakta ısı yayan kalorifer peteği, fırın, ocak, radyatör gibi eşyalardan uzak bir yere yerleştirmeye dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca buzdolabının daha az enerji tüketmesi ve ömrünün uzun olması için buzlanmadan da kaçınılmalı. - Su ısıtarak çalıştığı için bulaşık ve çamaşır makinelerini de kirlilik derecelerine göre ve mümkün olduğu kadar düşük sıcaklıkta çalıştırmak önemli. Her iki makineyi de tamamen doldurarak çalıştırmaya da dikkat etmek gerekiyor. - Kombi kullanımında en önemli konulardan biri, evde kimse yokken kombiyi kapatmak yerine ısısını düşürmek. Çünkü cihazı açıp kapama sırasında harcanan elektrik ve doğal gaz miktarı artıyor. - İzolasyonu olmayan konutlarda ahşap pencerelerin PVC ile değiştirilmesi ya da camların ısı filtresi ile kaplanması da ısı kayıplarını önlemede önemli bir yöntem. - Bunların dışında petek önlerinin eşyalar ile kapatılmamasına da dikkat edilmesi gerekiyor. Petekleri örten perdeler, yakıt tüketimini yüzde 15’e varan oranlarda arttırıyor. - Odalarda sıcaklığı ölçmek ve sıcaklığa göre ayarlama yapmak için termostat da kullanılmalı. Peteklere taktırılan termostatik vanalar, her odayı birbirinden farklı sıcaklıklara ayarlamayı mümkün kılıyor. Böylece gün içinde kullanılmayan odalarda petekleri kapatmak yerine sıcaklıklarını düşürmek mümkün oluyor. - Evleri sürekli havalandırmak yerine, 5-10 dakikalık ve güçlü hava cereyanı oluşturarak havalandırma tercih edilmeli.

Demokrat Parti'den Karşıyaka tepkisi

Benzer Haber Başlıkları

  • İzmir'de fırsatçı ev sahipleri, kiraları arttırdı

    İZMİR'de 30 Ekim'de 115 kişinin ölümüne neden olan yıkıcı depremin ardından riskli bölgelerden kaçış başladı. Vatandaşlar güvenli olması için kayalıkların üzerine konumlanmış daireleri tercih ederken ev sahiplerinin kira bedellerinde yaptığı artış tepkilere neden oldu. Fiyatların 2 yada 3 bin liradan 4 bin civarına yükseldiği belirtiliyor. İzmir'de can ve mal kaybına neden olan depremin ardından evleri yıkılan ya da hasarlı binalarda oturanların taşınma telaşı devam ediyor. İzmir Emlakçılar Odası Başkan Yardımcısı Gönül Vural özellikle Bayraklı'dan gitmek isteyenlerin zemini sağlam, kayalık kesimleri tercih ettiğini belirterek Atatürk Mahallesi, Evka 3, Evka 4 gibi yerlere talebin arttığını vurguladı. Yeşilyurt, Buca, Çiğli bölgelerinde de ev arayışı olduğunu dile getiren Vural, deprem yönetmeliğine göre yapılan yeni binalara yönelişin arttığına dikkat çekti. Vural, "Bayraklı, Manavkuyu, Mansuroğlu ve Adalet Mahallesi'nde hasarsız binalardaki insanlar dahi korkup burayı terk etme yolunda. Her binada ikişer, üçer taşıma şirketi görüyoruz. Kiralık ev bulmakta zorluk çekiyorlar. Bazı mal sahipleri fiyat artışlarına gidiyor. Herkesi aynı kefeye koymamalı. Kimileri de depremzedeler için 'kışı geçirsin kira ödemesin' diyor. Ama Atatürk Mahallesi, Evka 3 Evka 4 gibi yerlerde fiyatların 300 ile 1000 lira arasında değiştiğini gözlemliyorum. 2 bin, 3 bin civarında olan yeni evler de şu anda 4 binlere çıktı. Eskiler daireler ise bin 600 lira iken 2 bin, 2 bin 200 liraya kadar yükseldi" dedi. Emlakçı Aytekin Delibaş da bazı ev sahiplerinin depremi fırsat bulduğunu söyleyerek şunları anlattı: "Kendi binası yıkılmış bir vatandaş bir ev buluyor ve ev sahibiyle bin 800 liraya anlaşıyor. Kaporasını çekmek üzere bankaya gittiğinde, karşısındaki ev sahibi 'oğlum bu eve 2 bin 200 dedi' diyor. Aradaki emlakçı zor durumda kalıyor. Kontratı yapıp o fiyattan tutmak zorunda kalıyor vatandaşlar. Çünkü çadırda yaşayanlar var. Mansuroğlu'nda fiyatlar 2 bin bandındaydı şu anda 3 bin TL'ye yükseldi. Bazı ev sahipleri de 2 bin liralık evini 2 bin 500'e yükseltti. Anahtarı kendisine iade edip empati yapmasını istedik. Her gün 100'e yakın telefon alıyoruz. Binlerce kişi mağdur. Mansuroğlu'nda 30'u geçmez yeni bina sayısı. Kemalpaşa Ulucak gibi yerlerde müstakil evler öncelikli. Bulamayan 2-3 katlı apartmanlara yöneliyor. Yüksek binalara kimse girmek istemiyor."EVLERİNİ BIRAKIP KİRAYA ÇIKTILARYaşanan üzücü olayları fırsat bilenlere tepki gösteren Ayten Salman da satılık ev fiyatlarının da arttığını belirterek, "Birebir yaşadım. Satılık ev düşünüyordum. 725 bin lira rakam telaffuz edildi, iki gün evi göstermediler. Sonra evi görmek istediğimi söyledim. Fiyatın 850 bin liraya çıktığını duydum. Maalesef benim gibi birçok insan bunu yaşıyor" dedi. Depremin ardından evine giremediğini anlatan Ayşe Erdoğmuş da Bayraklı'da kendisine ait bir konutta kalmasına karşın evinden taşınmak zorunda kaldığını belirtti. Geçici süreyle kızının evine taşınan Erdoğmuş, Atatürk Mahallesi'nde bir daire kiraladığını söyleyerek şöyle devam etti: "Deprem sırasında evdeydim. Torunumla beraber yalnızdık. Çok korktuk her şey devrildi, yıkıldı. Korkarak inip apartmanın ne zaman yıkılacağını düşünmeye başladık. Buralar mahşer yeri gibi oldu. Hala titriyorum. İki haftadır kızımda kalıyorum. Sabah geldim nakliyecilerle. Kimse kalmadı apartmanda. Bir daha deprem olursa kaldırabilir mi bilmiyoruz. Atatürk Mahallesi'ne taşınıyoruz. Bu ev kendimizindi kiraya gidiyoruz. Bin 500 liraya bulduk. Kiralar iki katına çıkmış. Birkaç yerle görüştük indirim yapanlar da varmış. Biz 2 artı bir daireyi bu fiyata bulduk. Oysa kendi evimiz 140 metrekareydi. Ama yığacağız eşyaları oturacağız, ne yapalım."

  • Kat sayısı korunacak, dönüşümün önü açılacak Kaynak: Kat sayısı korunacak, dönüşümün önü açılacak 

    Karşıyaka Belediyesi, 1985 - 2002 yılları arasında inşa edilmiş binaların kentsel dönüşüm sürecini hızlandıracak örnek bir karara imza attı.A+A-BÜYÜK SORUN İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 18.09.1985 tarihinde alınan kararla; Karşıyaka’nın da aralarında bulunduğu merkez ilçelerde inşa edilecek 6, 7 ve 8 katlı yapılara, plan kararı değişmeksizin 1 kat ilave hakkı verilmişti. Sonraki yıllarda binaların büyük çoğunluğu 'kat sıkıştırma' olarak bilinen bu haktan yararlanarak yapılırken, 2002’de yönetmelik değişiklikleri ile bu uygulama iptal edilmişti. Böylelikle, söz konusu yapıların dönüşümünde de ilave kat hakkı geçersiz hale gelmiş, imar planındaki kat sayısı geçerli kılınmıştı. Örneğin mevcut haliyle 7 katlı olan bir apartmanın kentsel dönüşüme girdiği takdirde 6 katlı olarak inşa edilebilmesi; uzlaşı ve hak sahipliliği konularında büyük sorunların yaşanmasına ve dönüşümün neredeyse imkansız hale gelmesine yol açmıştı.     YÜRÜRLÜĞE GİRDİ   Karşıyaka’da da ekonomik ömrünü tamamlamış birçok yapının ‘kat sıkıştırma’ yöntemi ile yapıldığı ifade edilirken; Karşıyaka Belediyesi bu binaların yenilenmesinin önünü açmak için yaklaşık bir yıl önce harekete geçti. Uzman ekipler tarafından yapılan analizler ve çalışmalar sonucunda hazırlanan plan notu, önce Karşıyaka Belediye Meclisi, ardından da İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin onayından geçti. Bir aylık askı süreci sonrasında uygulama yürürlüğe girdi. Buna göre; 2002 yılından önce kat sıkıştırılarak inşa edilmiş olan ve kat sayısı yürürlükteki imar planlarında belirlenen kat adedinden 1 fazla olan mevcut yapılar, kat sayıları aynen korunarak yenilenebilecek. Kat yüksekliği 2,85 metreyi geçemeyecek, batar / asma kat yapılamayacak.     “KAZANILMIŞ HAKKI KORUYORUZ”İzmir'de 30 Ekim'de meydana gelen depremin, bina güvenliği konusunun önemini çok acı şekilde hatırlattığına dikkat çeken Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay "Bir daha böyle acılar yaşamamak için gereken düzenlemeleri yapmak, bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Karşıyaka Belediyesi olarak, son deprem felaketinden çok daha önce, ilçemizdeki eski yapıların yenilenmesinin önünü açmak için çalışmalarımıza başlamıştık. Büyükşehir Belediyemizin de destekleriyle, hazırladığımız plan notunu uygulamaya koyduk. Yaptığımız düzenlemeyle hiçbir şekilde yeni bir hak vermiyoruz, ilave kat hakkı tanımıyoruz. Sadece, vatandaşımızın kazanılmış hakkını koruyoruz. Bu kararın ilçemizdeki bina yenileme çalışmalarına büyük ivme kazandıracağına inanıyoruz” dedi.    “KARŞIYAKA ÖNCÜLÜK ETTİ”   Düzenleme hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi ve Karşıyaka Belediye Meclisi İmar Komisyonu Başkanı Nilüfer Bakoğlu Aşık da şunları kaydetti: “Girne, Atatürk Bulvarı ve sahil kesimi gibi Karşıyaka’nın pek çok bölgesinde, ilave kat hakkından faydalanarak yapılmış çok sayıda bina var. Önemli bir kısmı da ekonomik ömrünü tamamlamış olan ve yenilemeye ihtiyaç duyulan yapılar. Yaşadığımız coğrafyanın deprem bölgesi olması dolayısıyla yenilemeyi teşvik etmek gerekirken, kat sayısının düşmesi dönüşümün önüne çok büyük bir engel koyuyor. Biz Karşıyaka'da bu engeli kaldırdık. Karşıyaka Belediyesi bu kararla İzmir'e öncülük etti. Örnek olmasını ve diğer ilçelerdeki bu ve benzeri sorunların süratle çözülmesini diliyoruz.” Kaynak: Kat sayısı korunacak, dönüşümün önü açılacak 

  • Net UYP açığı 368,5 milyar dolar oldu

    Türkiye'nin eylül sonunda yurt dışı varlıkları 225 milyar dolar, yurt dışı yükümlülükleri 593,5 milyar dolar oldu. Böylece net UYP, eylülde eksi 368,5 milyar dolar açık verdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayına ilişkin Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, eylül sonu itibarıyla geçen yılın sonuna kıyasla Türkiye'nin yurt dışı varlıkları yüzde 11,2 azalışla 225 milyar dolar, yükümlülükleri de yüzde 0,9 azalışla 593,5 milyar dolar oldu. Türkiye'nin yurt dışı varlıkları ile yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, eylül sonunda eksi 368,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Net UYP, 2019 sonunda eksi 345,4 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu. Aynı dönemde rezerv varlıklar kalemi yüzde 24,6 azalışla 79,7 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 4,5 düşüşle 90,8 milyar dolar oldu. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların yabancı para ve Türk lirası cinsinden efektif ve mevduatları ise yüzde 1,1 artışla 48 milyar dolara yükseldi. Doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye), piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle geçen yılın sonuna göre yüzde 13,4 artışla 185,4 milyar dolar oldu. Portföy yatırımları 103,9 milyar dolar Portföy yatırımları, eylülde 2019 sonuna göre yüzde 21,7 azalarak 103,9 milyar dolara indi. Aynı dönemde yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2019 sonuna göre yüzde 37,3 azalışla 20,4 milyar dolara, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 63,1 düşüşle 5,7 milyar dolara, Hazine'nin tahvil stoku da (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) yüzde 7 azalışla 45,8 milyar dolara geriledi. Diğer yatırımlar, eylülde geçen yılın sonuna kıyasla yüzde 0,6 artarak 304,2 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki yabancı para mevduatı, 2019 sonuna göre yüzde 5,1 azalarak 33 milyar dolar, TL mevduatı ise yüzde 8,7 artarak 14,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bankaların toplam kredi stoku yüzde 6,6 azalarak 64 milyar dolara, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 4,2 düşüşle 93 milyar dolara indi.

  • Yüksek faturadan kurtulmak için bunlara dikkat edin!

    Enerji Verimliliği Derneği Başkanı Murat Kalsın, verimlilik konusunda bilinci artırmanın enerji kaynaklarının kullanımı açısından önemli olduğunu belirterek, "Sadece kış döneminde yalıtımı yapılan ve ısı ölçüm cihazı kullanılan evlerde 5 yılda daire başına 2500 liranın üzerinde tasarruf sağlanabilir." dedi. Kalsın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, verimliliğin hayat konforundan taviz vermeden enerjiyi en doğru şekilde kullanmak anlamına geldiğini söyleyerek, Türkiye gibi orta iklim kuşağındaki bir ülkede konutlarda enerji tüketim dağılımının, ısınmada yüzde 55, su ısıtmada yüzde 19, beslenmede yüzde 4, aydınlatmada yüzde 3 ve ev aletlerinde yüzde 19 olarak belirlendiğini aktardı. Enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma seferberliği kapsamında enerji verimlilik bilincini tüm topluma kazandırmanın önemli olduğuna işaret eden Kalsın, binalardaki ısı kayıplarının yüzde 40’ının dış duvarlarından kaynaklandığını belirtti. Kalsın, ısı kayıplarının yüzde 30’unun pencerelerden, yüzde 17’sinin kapı ve hava girişlerinden, yüzde 7’sinin çatıdan ve yüzde 6’sının taban döşemelerinden kaynaklandığını ifade ederek, "Dolayısıyla yapılacak sağlıklı bir yalıtımla ciddi oranda tasarruf etmek ve aile bütçesini rahatlatmak mümkün. Araştırmalar gösteriyor ki binalarda enerji kaybının yarısından fazlası ısınmadan kaynaklanıyor. Yalıtımı olmayan bir binada alınacak önlemler ısı kayıplarını engeller ancak yeterli sonucu vermez." diye konuştu. "ISI ÖLÇÜM CİHAZI TASARRUFA KATKI SAĞLIYOR" Kalsın, yalıtımı yapılan ve ısı ölçüm cihazı kullanılan evlerde tasarrufun daha kolay ve ölçülebilir olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Sadece kış döneminde yalıtımı yapılan ve ısı ölçüm cihazı kullanılan evlerde 5 yılda daire başına 2500 liranın üzerinde tasarruf sağlanabilir. Bu durumda sağlanacak tasarruf, 5 yılda kümülatif 3,28 milyar lira olarak öngörülüyor. 5-6 milyon adet konutun yalıtımı tamamlandığında ise yıllık 3 milyar metreküp doğal gaz tasarrufu, yani 1 milyar dolarlık gaz ithalatının azaltımı sağlanabilir. Binalarda çeşitli nedenlerle yalıtım yaptırılamıyorsa, enerji kayıplarını aza indirmenin çeşitli yolları var. Bunların başında bölgesel yalıtım geliyor. Radyatör arkası ve pencerelerden kaynaklanan kayıpları önlemek için radyatörlerin arkalarında alüminyum folyo kaplı ısı yalıtım levhaları kullanılabilir. Kapı ve pencereler de sünger ya da benzer malzemeler kullanılarak ısı kaybını önleyecek bir standarda getirilebilir." Kalsın'a göre, ev ve iş yerlerinde yüksek faturalardan kurtulabilmek için dikkat edilmesi gereken hususlar şunlar: - Isıtma döneminde konutun iç sıcaklığının en fazla 22 santigrat derece, soğutma periyodunda ise en az 24 santigrat derecede olmasına özen gösterilmesi gerekiyor. Yaz aylarında ortam sıcaklığı 30 santigrat derecenin altındaysa soğutma sistemlerini çalıştırmaya gerek olmadığı da unutulmamalı. - En basit yöntemlerden biri de kullanılmayan ışıkların kapatılması ve kullanılmayan cihazların fişlerinin prizden çekilerek kapatılması. Diğer yandan tasarruflu ampullerin tercih edilmesiyle hem daha az enerji tüketilir hem de daha sağlıklı bir aydınlatma sağlanır. - Araştırmalara göre 75 watt değerinde akkor flamanlı ampuller yerine, 15 watt tasarruflu ampuller kullanıldığında aynı aydınlatma için yüzde 80 daha az enerji harcanır. - Beyaz eşyalarda enerji tasarrufu sağlayan A sınıfı ürünler tercih edilmeli. Piyasaya ilk çıktığı dönemlerde diğerlerine göre daha pahalı olan bu ürünler, artık çok daha uygun fiyata satılıyor ve diğer cihazlara oranla yüzde 45 oranında daha az enerji tüketiyor. - Buzdolabını mutfakta ısı yayan kalorifer peteği, fırın, ocak, radyatör gibi eşyalardan uzak bir yere yerleştirmeye dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca buzdolabının daha az enerji tüketmesi ve ömrünün uzun olması için buzlanmadan da kaçınılmalı. - Su ısıtarak çalıştığı için bulaşık ve çamaşır makinelerini de kirlilik derecelerine göre ve mümkün olduğu kadar düşük sıcaklıkta çalıştırmak önemli. Her iki makineyi de tamamen doldurarak çalıştırmaya da dikkat etmek gerekiyor. - Kombi kullanımında en önemli konulardan biri, evde kimse yokken kombiyi kapatmak yerine ısısını düşürmek. Çünkü cihazı açıp kapama sırasında harcanan elektrik ve doğal gaz miktarı artıyor. - İzolasyonu olmayan konutlarda ahşap pencerelerin PVC ile değiştirilmesi ya da camların ısı filtresi ile kaplanması da ısı kayıplarını önlemede önemli bir yöntem. - Bunların dışında petek önlerinin eşyalar ile kapatılmamasına da dikkat edilmesi gerekiyor. Petekleri örten perdeler, yakıt tüketimini yüzde 15’e varan oranlarda arttırıyor. - Odalarda sıcaklığı ölçmek ve sıcaklığa göre ayarlama yapmak için termostat da kullanılmalı. Peteklere taktırılan termostatik vanalar, her odayı birbirinden farklı sıcaklıklara ayarlamayı mümkün kılıyor. Böylece gün içinde kullanılmayan odalarda petekleri kapatmak yerine sıcaklıklarını düşürmek mümkün oluyor. - Evleri sürekli havalandırmak yerine, 5-10 dakikalık ve güçlü hava cereyanı oluşturarak havalandırma tercih edilmeli.

Son Güncelleme: 18 Kas?m 2020, ?ar?amba
Haber 13 kez görüntülendi.

Etiketler : #izmir 

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetedenge.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapylmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Sporda Öne Çıkanlar