Yeni CHP’de daha sol olan SHP ruhu yakalanmıştır

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 

Baykal ve Sav ekibi 1992 yılında SHP için de iktidar olamadıkları için, CHP’yi açtılar; Çünkü SHP daha soldaydı. Bunlar Erdal İnönü karşısında bir türlü kurultay kazanamıyorlardı. SHP içinde örgütlenen sol, Baykal’ın talep ettiği olağan ve olağanüstü kurultaylarda Baykal ve Sav’a karşı İnönü ile kalesini koruyordu. SHP kapatılan CHP'nin yerine kurulmuş bir siyasal örgütlenmeydi. SODEP ve HP'nin, dolayısıyla CHP'nin oylarına talip olan bir partiydi. SHP 1960'lı yıllardan itibaren oluşmaya başlayan Marksizm temeline dayanan Sosyal Demokrasi'nin, dolayısıyla solun temsilcisiydi. SHP Siyasal hayatta bulunduğu sürece Türkiye'deki sosyal demokrat kesimin sözcüsü olmuştur. Emekçi yığınlara sempatiyle yaklaşmış ve haklarını gözetmiştir. Ancak tek başına iktidar olamaması, programını tam anlamıyla uygulamasına engel olmuştur. Kürt sorunu konusunda diğer partilere göre daha özgürlükçü ve ılımlı olan SHP, bu nedenle bazı çevrelerce eleştirilmiştir.

 

30 Mayıs 1986'da SHP 1. Kurultay’ı toplandı ve Erdal İnönü genel başkan seçildi. Aralık 1989'da yapılan Olağanüstü Kurultay'da, Erdal İnönü genel başkanlığa, Deniz Baykal genel sekreterliğe yeniden seçildi. Haziran 1990'daki belediye seçimlerinde oy oranını yükselten ANAP karşısında ikinci parti konumuna düşen SHP'de, Eylül 1990'da Genel Başkan Erdal İnönü ile anlaşmazlığa düşen Genel Sekreter Deniz Baykal bu görevinden istifa etti, yerine Hikmet Çetin getirildi. 29 Eylül 1990'daki SHP 6.Olağanüstü Kurultayı'nda Erdal İnönü ve Deniz Baykal karşı karşıya geldi. İnönü 504 oyla genel başkanlık seçimini kazandı, Deniz Baykal ise 405 oy aldı. SHP Genel Sekreterliği'ne Hikmet Çetin seçildi. Ancak parti içinde Baykal'ın muhalefeti bitmedi. Haziran 1991'deki olağan kurultayda İnönü ve Baykal bir defa daha karşı karşıya geldi. Ancak bu kez de kazanan İnönü oldu. Üçüncü tur oylamada İnönü 534, Baykal 451 oy aldı. SHP'nin 44 kişilik parti meclisine Baykal listesinden 15, İnönü listesinden ise 28 kişi seçildi. Hikmet Çetin tekrar genel sekreter seçildi. 25-26 Ocak 1992'deki 7. Olağanüstü Kurultay öncesinde, Deniz Baykal ve İsmail Cem birlikte Yeni Sol adlı bir kitap yayınladılar ve SHP'nin yeniden yapılandırılmasını öngördüler. 7.Olağanüstü Kurultayda İnönü, Baykal'ı bir kez daha yendi ve genel başkanlığa seçildi. Haziran 1992'de 12 Eylül döneminde çıkartılmış olan "kapatılan siyasi partilerin aynı adla tekrar açılmasını engelleyen” yasanın kaldırılmasıyla, SHP içindeki muhalefet hareketinin önde gelen ismi Deniz Baykal ve diğer CHP kökenliler, CHP'yi tekrar açma kararı aldılar. Genel Başkan Erdal İnönü, CHP'nin SHP'ye katılmasını istese de CHP'liler aksi tezi savundular. Haziran 1993'te Genel Başkan Erdal İnönü siyaseti bırakacağını açıklayınca, Eylül'de toplanan kurultayda Murat Karayalçın genel başkanlığa seçildi. 1994 yerel seçimlerine sol partiler üç parça halinde girdiler. Bir önceki yerel seçimin galibi olan SHP çok büyük oy yitirdi ve elinde bulundurduğu büyük şehirlerde seçimleri kaybetti. %20 oy hedefi ile siyasi yaşama dönen CHP girdiği ilk seçimde %4 civarında oy alarak hayal kırıklığı yaşadı. Bunun üzerine sol partilerin birleşmesi gündeme geldi. DSP buna yanaşmadı ama, CHP olumlu yanıt verdi. 18 Şubat 1995'te toplanan SHP-CHP ortak kurultayında partinin feshine ve CHP'ye katılmasına karar verildi. Bir süre sonra başına Baykal’ın geldiği CHP, o gündür bu gündür bir türlü iflah olmadı. Girdiği hiçbir seçimi kazanamadı. Halka umut olacak hiçbir söylem geliştiremedi. Halkın sosyal yaşamına dönük, oylarını artıracak hiçbir proje ortaya koyamadı. CHP’lilerin iktidar olma umudunu kırdı. Dahası 20 yıla yakın uzun bir süre bir ilizyonist gibi parti içinde herkesi uyuttu. Bazı sorunlar karşısında sıkıştığında (Kürt sorunu gibi) SHP’nin mirasına sığındı. Baykal ve Sav CHP’yi bu güne kadar İttihatçı bir ruhla idare ettikleri için, halkın teveccühüne mazhar olamadılar. Anadolu’da bir söz vardır “Şeytan kimseyi bulamayınca dönüp çocuğunu öpermiş(!)” onlarınki de bu misal. Baykal ve Sav parti içinde (herkesi sindirdikleri için) uğraşacak kimse kalmayınca bu kez bir birlerine oyun yapıp film çevirdiler. Çevirdikleri film başlarına bela oldu. Sonra da birbirlerini ihanetle suçladılar. Daha sonra CHP’nin en üst organı olan Kurultay toplanarak önce birini sonra da diğerini postaladı ve bunların yerine, başlarında Kemal Kılıdaroğlu olmak üzere yeni bir ekip getirdi. Bu ekip iki kez halkın karşısına çıktı. Birinde Referandum, diğerinde de 11 Haziran 2011 de yapılan genel seçimler. Bu yeni ekip her iki seçimde de bir birine ihanet eden ekiplerin ihanetine maruz kaldı. Buna rağmen gayet başarılı sonuçlar aldığı halde, Baykal ve Sav sanki daha dün birbirlerini yemiyorlarmış gibi ittifakla Türkiye’nin içinden geçtiği kritik sürece bakmaksızın seçimli kurultay talep ediyorlar. Adama sormazlar mı ne yüzle seçimli kurutla istiyorsunuz! Size sadakatle bağlı siyasi ikbalini her şeyi üstünde tutan, hangi ekip üyeniz çalıştı da istenilen sonuç alınamadı. Yeni CHP’de daha sol olan SHP ruhu yakalanmıştır. İktidar isteyen sosyal demokratlar, Baykal ve Sav seçimli kurultay için yeterli imzayı bulsalar bile bu yoldan geri dönmezler. Yakalanan bu ruh yoluna devam eder. Ömrünü muhalefetle geçirenlerde yeniden birbirini öpmeye devam eder.

 

 

 

 

 
IWIWSatartlapGoogle bookmarkDel.icio.usTwitterLinkter.huvipstart.huFacebookMyspace bookmarkDiggUrlGuru.huBlogter.huJP-Bookmark

Yorum ekle