İŞÇİ SINIFININ SON HAKLARINDAN BİRİSİ OLAN

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

1936 yılından beri uygulanan kıdem tazminatı, işçilerin sözleşmelerinin, kanunda yazılı hallerde sonra ermesi durumunda işçinin çalıştığı her tam 1 yıl için işverence işçiye ya da mirasçılarına kanunda ya da sözleşmede gösterilen gün sayısı kadar son ücret üzerinden ödenen paradır.

Kanunda, her çalışma yılı veya çalışılmış gibi sayılan yıl için işçinin 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı öngörülmüşse de, bu süre, hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleriyle işçi lehine değiştirilebilir.

İş Kanununa göre;

1. İşverenin işçinin iş sözleşmesini, 4857 Sayılı İş Kanununda yazılı “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” dışında bir sebeple

feshetmesi;

2. İşçinin iş sözleşmesini İş Kanununda yazılı “haklı nedenlerin ortaya çıkması halinde” kendi

isteğiyle sona erdirmesi;

3. İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla işten ayrılması durumunda talep etmesi;

4. İşçinin, bağlı bulunduğu kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla işten

ayrılması;

5. 5510 Sayılı Kanuna göre işçinin aylığı bağlanması için öngörülen, yaş şartını doldurmadan, sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteğiyle işten ayrılması suretiyle iş akdini sona erdirmesi;

6. Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusu ile iş akdini sona erdirmesi;

7. İşçinin ölümü sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanırız.

Kıdem tazminatı işçi için ne anlama gelir?

- Kıdem tazminatı işçinin harcadığı emek gücünün ve işteki yıpranmasının karşılığında her bir yıl için aldığı 30 günlük ücreti tutarındaki yıpranma tazminatıdır.

- Memurlar emekli olduklarında kamu hizmetindeki çalışmaları karşılığında emekli ikramiyesine hak kazanırlar. Kıdem tazminatı da işçinin emeklilik ikramiyesi gibidir. Yıllarca çalışan ve emekliliğe hak kazanan işçi emeklilik yaşamına başlarken işyerinden alacağı kıdem tazminatını düşünerek emeklilik planları yapar.

- Kıdem tazminatı, işyerinde kıdemi artan işçi için bir bakıma iş güvencesidir. Kıdemi artan işçi, her kıdem yılı için 30 günlük veya sözleşmesindeki süre karşılığı ücreti kadar kıdem tazminatına hak kazanır. İşçiye ödenecek kıdem tazminatı işverenin her başı sıkıştığında işçiyi işten çıkarmayı düşünmesine engel olur; emek gücüne kolay atılan ve kolay bulunan bir mal gibi davranılmasını engeller.

Hükümet kıdem tazminatı ile ilgili ne diyor ne yapmak istiyor?

Hükümet ve sermaye çevreleri diyor ki;

- Kıdem tazminatı işverenler için çok büyük bir yüktür, bu yükün azaltılması gerekir.

Biz diyoruz ki;

- Kıdem tazminatı bir yük değildir, işçinin elde kalan sayılı iş güvencelerinden birisidir; iş güvencesi mekanizması tümüyle ortadan kaldırılmak istenmektedir.

- Emek gücünün değerinin farkında olan işverenler açısından kıdem tazminatı ek bir yük değildir. Bu tür işverenler, işçiye yılda 12 ay yerine 13 ay ücret vereceklerini hesap ederek davranırlar. Ücretlerin düşük olduğu, çalışanların yüzde 75’inin asgari ücretle çalıştığı bir ülkede kıdem tazminatı işverenler açısından altından kalkılamayacak büyüklükte bir maliyet yaratmaz.

Hükümet ve sermaye çevreleri diyor ki;

- İşsizliği azaltmak, yatırımları çoğaltmak için emek gücünün çalışma koşullarını esnetmek gerekir; bunun için kıdem tazminatı yükünün de azaltılması da zorunludur.

Biz diyoruz ki;

- Ülkemizde her ekonomik kriz döneminden sonra önlem diye işçi sınıfının çalışma koşulları

esnekleştirildi; işçilerin işyerlerindeki kaderi işverenin iki dudağının arasında ve işçilerin sendikal örgütlenmeleri neredeyse bitirildi. Sizin istediğiniz işçi sınıfını tamamen köleleştirmek ve örgütsüzleştirerek sermayenin malı haline getirmek. Son 10 yılda İş Kanununda yapılan değişiklikler işçileri köleleştirdi. Kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırarak işçi sınıfının son sosyal haklarından birisini daha yok etmek istiyorsunuz.

Hükümet ve sermaye çevreleri diyor ki;

Kıdem tazminatını işçilerin büyük çoğunluğu

alamıyor; kıdem tazminatı fonu kurulursa her işçi kıdem tazminatını alabilecek.

Biz diyoruz ki;

Kıdem tazminatını işçilerin önemli bir bölümünün alamadığını biz de biliyoruz. Bunu sağlamanın yolu kıdem tazminatı fonu kurmaktan değil işçilerin iş güvencelerini daha da sağlamlaştırmaktan geçer; işverenlerin kıdem tazminatı vermemek için izledikleri işten çıkarma yöntemlerini geçersiz kılacak yasal önlemler almaktan geçer. İşçinin kıdem tazminatına karşı bu kadar duyarlıysanız kıdem tazminatı vermemek için işçi çıkaran işverenleri engelleyin.

Hükümet ve sermaye çevreleri diyor ki;

Kıdem tazminatı fonu kurulduğunda işçilerin hiçbir ekonomik kaybı olmayacaktır.

Biz diyoruz ki;

Gelin basit bir hesap yapalım: şimdi 1000 TL brüt ücret alan bir işçi 1 yıl çalıştığı işyerinden çıkarıldığında 1000 TL kıdem tazminatı alacaktır. Sizin önerdiğiniz fon kurulduğunda işçi için her ay işveren tarafından fona yüzde 3 prim yatırılacaktır. Yani işçi adına kıdem tazminatı fonunda 1 yılda 360 TL para birikecek; işçi, 1000 TL yerine 360 TL alabilecektir. Bunu da işçi, sizin önerinize göre hemen değil ancak 10 tam yıl kesintisiz prim yatırıldıktan sonra topluca almaya hak kazanabilecektir. 10 tam yıl prim ödemesi yapılmadan önce fondan para almak mümkün olmayacaktır.

Niye kıdem tazminatı fonu kurmak istiyorlar?

Son 30 yılda işçi ücretlerinden kesilerek oluşturulan fonlara bir bakalım:

- Konut edindirme yardımı ve tasarrufu teşvik fonu kuruldu; bunlar hükümetlere bedava kaynak, sermayeye ucuz kredi olarak kullandırıldı ve batırıldılar. Çalışanlara üçer beşer kuruş verilerek tasfiye edildiler, halen davaları devam ediyor.

- İşsizlik sigortası fonu kaynakları da Hükümet’in son yıllarda keşfettiği bir kaynak oldu, ekonomik kriz bahanesiyle fon kaynakları, seçim yatırımları olarak bolca kullanıldı; işsizleri desteklemek amacından başka her amaca hizmet etti.

Kıdem tazminatı fonunda biriken paraların ekonomide kaynak olarak kullanılacağı şimdiden ifade edilmektedir. Mali sermaye bu fona göz dikmiş ve kıdem tazminatı fonu için piyasanın iştahı şimdiden kabarmıştır. Kıdem tazminatı fonu kurma hevesinin ve ısrarının arkasında bu fonda toplanacak devasa paralar vardır.

Ne yapmalı?

- Bu süreçte tekelci medya, büyük basın kuruluşları kanalıyla Hükümet ve sermaye çevrelerinin göz boyamaya ve kandırmaya dönük demagojisine kulak asmayalım.

- Kıdem tazminatı hakkımızı vermemek ve iş güvencemizi sağlamlaştırmak için düzenlenecek eylemlere katılalım ve güç verelim.

- Çevremizdeki işçi arkadaşlarımızı, komşularımızı, akrabalarımızı, dostlarımızı bu konuda aydınlatalım, uyaralım.

- İlimizdeki, ilçemizdeki siyasi partileri uyaralım, Genel Merkezlerine baskı yapmalarını sağlayalım.

Kısacası bulunduğumuz her alanı mücadelenin bir parçası haline dönüştürelim.

 
IWIWSatartlapGoogle bookmarkDel.icio.usTwitterLinkter.huvipstart.huFacebookMyspace bookmarkDiggUrlGuru.huBlogter.huJP-Bookmark

Yorum ekle