izmir8217i-akp8217lilestirmek

İzmir’i Akp’lileştirmek

İzmir’i Akp’lileştirmek

Eyüp Yalur

Son Güncelleme: 16 Kas?m 2012, Cuma
Makale 110 kez görüntülendi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Şirketlerine yapılan İkinci dalga operasyonunda 44 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların arasından 5’i sendikacı olmak üzere 12 kişi tutuklandı.                                                                      
Dikkat edin, 40’ın üzerinde insan savcılıkça, çete üyesi olmak ve yolsuzluk yapmaktan gözaltına alınıp mahkemeye sevk ediliyor. Mahkeme bu insanların 33’ünü serbest bırakıyor.
Aylardır ortalığı velveleye verdiniz, 50’nin üstünde kişiyle belediyeyi fellik fellik  -Başkan Kocaoğlu’nun deyimiyle lime lime – ettiniz. Belediyenin bütün çalışanlarını istim üstünde tutunuz. Çalışanları demoralize ederek İzmir halkının daha kaliteli hizmet almasını sağlayacak moral motivasyonunu bozdunuz. İzmir’e hizmet edenleri sabahın köründe evlerinden topladınız. Bu insanların isimleri, sözde Çete üyesi oldukları ve yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle günlerce gazete ve televiyonlarda yankılandı. Mahkemeye sevk edildiler. Sonuçta ne oldu! Mahkeme 33’ünü dişe dokunur bir şey olmadığına kanaat ettiği için serbest bıraktı. Bir şey olsa Mahkeme bunların çoğunu tutuklardı.
Bütün bu yaşananlardan sonra benim aklıma birtakım sorular geliyor: Acaba bu operasyon dalgaları İzmir ‘de bir şeyleri gözden kaçırma dalgaları mı? Ya da yolunda giden ancak birilerini rahatsız eden bazı işleri farklılaştırma operasyonu mu? Kocaoğlu Torbalı’daki temel atma töreninde yaptığı açıklamada “EXPO nedeniyle bulunduğum Paris’ten operasyon yapılıyor diye İzmir’e dönmesem de EXPO sunum konuşması bana yaptırılmayacaktı.” Dedi. Böyle bir operasyon zamanlamasıyla Paris’te yaşanması muhtemel bir skandal mı önlenmeye çalışıldı? Bilemiyorum. Siz isterseniz bunu benim ürettiğim bir komplo teorisi olarak kabul edin.
Dikkatinizi Kocaoğlu’nun birçok çevreyi rahatsız eden çalışmalarına çekmek istiyorum. Kocaoğlu, bu kentin rantını bu kentin köylüsünden çiçek alımında, bu kentin çiftçisinden süt alımında, bu kentin üreticisinden mandalina alımında kulandı. Aldığı sütü ve mandalinaları bu kentin çocuklarına okullarda bedava dağıttı. En önemlisi de bu kentin belediyesindeki çalışma hayatından taşeronu söküp attı. Emek yanlısı, örgütlü güce inanan bir başkan olduğunu gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde taşeron firmasında çalışan bütün işçileri belediye şirketlerine “Sendikalı toplu sözleşmeli” olarak işe yerleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ihalelerine, belediye şirketlerinin de girmesini sağlayarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne taşeron firmaların girmesini engelledi.
Operasyonda beş sendikacı tutuklandı. Neymiş bunların suçu! Taşeron firmaların İzmir Büyükşehir Belediyesi “Hizmet Satın Alımı ihalelerine” girmelerini engellemişler. Sonra ne olmuş? Bu ihaleleri belediyenin kendi şirketleri almış. Bu şirketlerde çalışan kentin; aynı zamanda Kocaoğlu’nun binlerce hemşerisi, insanca yaşayabilecekleri bir ücretle sosyal güvenceli bir iş sahibi olmaya devam etmişler.
Tutuklanan Sendikacıların suçu, üyesi olan işçilerin menfaatlerini gözetmek. Bu tutuklamalarla yapılmak istenen, İzmir Büyükşehir Belediyesinin açacağı “Hizmet Satın Alma ihalelerini”  taşeron şirketlerinin yeniden alabilmesine imkân vermek olduğunu düşünüyorum. İzmir örneğinde olduğu gibi taşeronun yok edilmesi Türkiye’yi derinden etkiler. Sonuç olarak bu operasyonların gerçekten bir yolsuzluk ve çeteleşme olduğu için değil bir şeyleri farklılaştırmak –İzmir’i taşeronlaştırmak ve Akp’lileştirmek- için yapıldığına inanıyorum. Hakeza bu operasyon İzmirlinin de vicdanında mahkûm olmuştur

Sporda Öne Çıkanlar

Teknoloji Haberleri