insanlar-ve-kurumlar-en-guclu-olduklari-zamanda-yikilirlar

İnsanlar ve Kurumlar En Güçlü Oldukları Zamanda Yıkılırlar

İnsanlar ve Kurumlar En Güçlü Oldukları Zamanda Yıkılırlar

Eyüp Yalur

Son Güncelleme: 16 Kas?m 2012, Cuma
Makale 151 kez görüntülendi.

İzmir’de Emniyet güçlerinden ve güvenlikten bahsedilince milattan önce milattan sonra der gibi, (Hüseyin Çapkın’dan önce Hüseyin Çapkın’dan sonra) diye söze başlanır. “Hüseyin Çapkın Müdür”ün daha önce Adana ve Bursa da uygulamaya koyduğu sistem, Hüseyin Çapkın'ı sıradan emniyet müdürlerinden ayıran en önemli özelliği olmuştu.

Halkla ilişkilere çok önem vermesi ve sivil polisler aracılığıyla polis denetimini tabana yayarak, İzmir'de görev yaptığı sürece "kapkaç, hırsızlık” gibi asayiş olaylarına darbe vurmuş ve sokak hakimyeti, suç örgütlerinin elinden emniyet güçlerinin eline geçmişti. Okul önlerinde kamp kuran ve çocuklarımızı zehirleyen torbacı diye adlandırılan uyuşturucu satıcılarının kökünü kurutmuş, kapkaçın sıfırlanmasını sağlamış, ev ve oto hırsızlıklarında çok büyük oranda düşüş sağlamıştı. Çapkın, bu olaylara karşı "sivil giyinimli huzur timleri" kurmuş, “Huzur Timleri”nin amacını, "suçlunun polisi görmeden, polisin suçluyu görmesi ve olaya müdahale etmesi" olarak tanımlamıştı. Yani suç oluşmadan önleyici tedbirlerle suçun oluşmasına izin vermeyen bir sistem kurmuştu.

Adana ve Bursa 'da bu timlere "Sokak Timleri" adını koyduğu, sonrasında İzmir'de "Huzur Timleri" olarak isim değişikliğine gidildiği ve artık "Güven Timleri" olarak adlandırıldığı düşünülünce, Çapkın'ın halkla ilişkileri ne kadar önemsediği de anlaşılmıştı. Bu yazdıklarımdan da anlaşılacağı gibi, İzmir halkı bu çalışmaları yapan “Hüseyin Çapkın Müdür”ü bağrına basmış ve her türlü övgüye layık görmüştü. Müdürümüzün İstanbul’a tayini çıktığı zaman  İzmiri’in bütün sosyal sınıfları çok üzülmüştü. Hüseyin Çapkın’ın 2006 yılında başlayan 2009 yılında son bulan İzmir İl Emniyet Müdürlüğü görevi ile, İzmir de bir dönem kapandı. Tayin sonrası İzmirli de kente hakim olan huzurun, akibetinin ne olacağı kaygısı oluşmuştu. Çapkın’ın yerine gelen Ercüment Yılmaz ; "Ben Ankara'yı huzurlu bir başkent olarak bıraktım ve İzmir'i de huzurlu bir kent olarak teslim aldım. Bu huzurun devam etmesi için, taş üstüne taş koyabilmek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu bir bayrak devridir. Şimdi bu bayrağı biz devraldık ve en yukarı çekmek için çalışacağız" şeklinde konuşmuştu. “Ercüment Yılmaz Müdür” gerçekten de İzmir de oluşan huzuru bu güne kadar Çapkın’ı aratmayacak şekilde korudu. İzmirli de sokağın dili şöyle oluştu: Evet sistemi Çapkın kurdu ama sistemi koruyarak, geliştirerek İzmir’in ve İzmirlinin huzurunu Ercüment Yılmaz Müdür’de en az Çapkın kadar önemsedi ve ekibi ile bu huzuru en iyi şekilde korudu.

Yaza girdiğimiz şu günlerde benim şahsi kaygım, etrafımda yaşanan olaylardan ve dostlarımdan edindiğim bilgilerler, İzmir’de suç oluşumunun arttığı ve daha da artacağı kaygısıydı. Bu kaygımı bir yazı ile İzmir halkıyla paylaşmak üzere bir hazırlık içindeyken, İzmir halkını yanlış bilgilendirmemek için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nden istatistiki bilgiler talebinde bulundum. İzmir İl Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz Bey’in Özel Kalem Müdürü Sunay Bey’le yaptığım bir telefon görüşmesi sonrasında Sunay Bey beni bir çay içmek üzere makamına davet etti ve bu esnada da bölgelerde oluşan suçlarla ilgili istatistiki bilgiler verdi. Sunay Bey’in verdiği istatistiki bilgilere göre İzmir halkının herhangi bir kaygıya kapılmasına gerek olmadığı yönünde beni bilgilendirdi. Rakamlar da Sunay Bey’i doğruluyordu. Ancak şu da unutulmamalıdır ki insanlar ve kurumlar en güçlü olduğu zamanlar da yıkılırlar. Çünkü en güçlü zamanlar en dikkatsiz ve en rehavet içinde olunan zamanlardır. Çünkü biz İzmirliler, suçu da suçluyu da sevmeyiz. Etrafımızda ki olaylara duyarlı ve sahiplenme duygusu yüksek insanlarız. Eh ben de 40 yıldır İzmir’de ikamet eden birsi olarak kendimi gayet İzmirli hissediyorum.

Sporda Öne Çıkanlar

Teknoloji Haberleri